
Yerel yönetimler sık sık "şeffaf belediyecilikten", "katılımcı yönetim anlayışından" ve "basınla güçlü iletişimden" söz ediyor. Ancak iş uygulamaya geldiğinde ortaya çıkan tablo, söylenenlerle yapılanlar arasındaki farkı gözler önüne seriyor.
Samsun Büyükşehir Belediyesi ve Canik Belediyesi'nin basın birimlerine defalarca elektronik posta adreslerimizi ilettik. Samsunyenimedya'nın basın dağıtım listelerine eklenmesini, düzenlenen etkinliklerden ve yapılan çalışmalardan haberdar edilmesini talep ettik. Ne var ki bu taleplerimiz karşılıksız kaldı.
Ortada cevabı verilmesi gereken basit bir soru var:
Belediyelerin yaptığı hizmetler tüm Samsun halkına aitse, bu hizmetlere ilişkin haberler neden tüm basın kuruluşlarıyla paylaşılmıyor?
Basın bültenleri, etkinlik davetleri ve kurumsal duyurular belli yayın organlarına düzenli olarak gönderilirken, bazı medya kuruluşlarının görmezden gelinmesi hangi anlayışla açıklanabilir?
Yerel basının görevi sadece eleştirmek değildir. Yapılan yatırımları, sosyal projeleri, kültürel etkinlikleri ve belediye hizmetlerini kamuoyuna duyurmak da gazeteciliğin sorumlulukları arasındadır. Buna rağmen bazı yayın kuruluşlarının bilgi akışının dışında bırakılması, kamuoyunun haber alma hakkına da zarar vermektedir.
Üstelik söz konusu olan özel bir şirket değil, kamu kaynaklarıyla faaliyet gösteren belediyelerdir. Kamu kurumlarının iletişim politikalarında tarafsızlık ve eşitlik esastır. Basın birimleri belirli medya kuruluşlarını tercih edip diğerlerini yok sayma lüksüne sahip değildir.
Gazetecilik, davet edilenlerin değil, haber peşinde koşanların mesleğidir. Ancak haber peşinde koşan gazetecilerin kurumsal olarak dışlanması da kabul edilemez.
Bugün Samsun Büyükşehir Belediyesi ve Canik Belediyesi'nin basın dağıtım listelerinde yer almayan sadece Samsunyenimedya değildir; aslında eksik kalan, kamuoyunun tüm kesimlerine ulaşması gereken bilgilendirme anlayışıdır.
Sorun bir elektronik posta adresinin listeye eklenip eklenmemesi değildir. Sorun, yerel basına bakış açısıdır.
Şeffaflık söylemlerinin samimiyeti, eleştiren ya da bağımsız yayın yapan medya kuruluşlarına karşı gösterilen tutumla ölçülür. Basını yalnızca alkışladığında hatırlayanlar, eleştiri ve sorgulama karşısında demokratik sınav veremezler.
Beklentimiz ayrıcalık değil, eşit muameledir.
Çünkü kamu kurumlarının haberleri, birkaç seçilmiş yayın organının değil, tüm toplumun ortak bilgi hakkının parçasıdır.